Antalya Rock

Antalya Rock Sitesine Üye Ol!
Rock Antalya Oluşumu Hakkında
Rock ve Metal Müzik Haberi Eklemek İçin!
Facebook Sayfasına Üye Ol

Helloween, 25. yılında özel albüm ile geliyor.

Helloween grubu ile 25 sene geçmiş. 25. seneleri için Sony Music tarafından desteklenen ve SPV Records tarafından piyasaya sürülecek olan yeni toplama albümlerinin ismi “Unarmed – Best of 25th Anniversary”

Albümde yer alacak parçalar ise;

Dr. Stein, Future World, If I Could Fly, Where The Rain Grows, The Keeper’s Trilogy, Eagle Fly Free, Perfect Gentleman,  Forever & One, I Want Out, Falling To Pieces, A Tale That Wasn’t Right

01. Dr. Stein
02. Future World
03. If I Could Fly
04. Where The Rain Grows
05. The Keeper’s Trilogy
06. Eagle Fly Free
07. Perfect Gentleman
08. Forever & One
09. I Want Out
10. Falling To Pieces
11. A Tale That Wasn’t Right

Metallica yeni Live DVD detayları!

Metallica grubunun Arenes De Nimes, Fransa’da verdiği konser performansından görüntülerle oluşturulan Live DVD “Français Pour Une Nuit” ismi ile 23 Kasım’da satışa sunulacak.

DVD kapak çalışmasını burada görüyorsunuz zaten. Tanıtım videosunu da haberin devamındaki linkten izleyebilirsiniz.

Detaylar için tıklayın.

Skunk Anansie ve Giel Beelen Akustik Performans videoları!

Skunk Anansie vokalisti Skin (aslında ismi Deborah Dyer) ve gitarist Ace (asıl ismi Martin Kent) 21 Eylül’de Hollanda radyosu 3 FM de bir akustik dinleti verdiler. 4 bölümden oluşan videolarını buradan izleyebilirsiniz.

Judas Priest – İngiltere

Judas Priest 1971′de kurulan İngiliz heavy metal grubu.

Al Atkins’in vokalist olarak yer aldığı kuruluş kadrosundan bugün sadece K.K. Downing ve Ian Hill gruptadır. 1973 yılında Rob Halford’un Al Atkins’in yerini alışı ve 1974 yılında Glenn Tipton’ın gruba dahil oluşuyla kadro günümüzdeki halini almıştır: Rob Halford (vokal), K.K. Downing (gitar), Ian Hill (bas), Glenn Tipton (gitar) ve Scott Travis (davul).

Painkiller albümünden sonra, 1992 yılında Rob Halford gruptan ayrılmış ve yerine Ripper Owens geçmiştir. Ripper’ın kendi yorumunu kattığı şarkılar her ne kadar belli bir kesimi memnun etse de Halford hayranları bu değişikliği iyi karşılamamıştır. Diğer albümlere göre daha küçük bir İngiliz plak şirketi ile yapılan anlaşma ile 1997 yılında “Jugulator” albümü çıkmıştır. Ripper’ın etkileyici ve Halford’a göre daha yoğun vokali olmasına karşın, grubun ilk vokalini arayan kesim fazladır. Ripper Owens, gruba uyum sağlayamayarak gruptan ayrılmıştır. Judas Priest’in bu dönemini anlatan Rockstar adlı bir film çekilmiştir. Filmdeki yaşam tarzının, Judas Priest ile alakası yoktur. Daha Amerikan Rock filmidir. Filmdeki fanlar tarafından lanetlenmiştir. Judas Priest, Hair Metal gruplarıyla karıştırılmamalıdır. Rob Halford’un ismi, Metalgod olarak geçer. Son albümleri Nostradamus, bir başyapıttır. Grup, 2008 yılında, İstanbul-Kuruçeşme Arena’da müthiş bir konser vermiştir.

Rob Halford’un kadroya geri dönüşüyle, 2005′te, Angel Of Retribution albümünü yayınlamıştır. Grup, Ripper Owens yıllarının ardından, Painkiller’a yakın bir albüm çıkartarak büyük başarı sağlamıştır.

Grup, Türkiye’deki ilk konserini 13 Temmuz 2008 tarihinde İstanbul Turkcell Kuruçeşme Arena’da vermiştir.

Diskografi
“Rocka Rolla” (1974)
“Sad Wings Of Destiny” (1976)
“Sin After Sin” (1977)
“Stained Class” (1974)
“Killing Machine”[1] (1978)
“Unleashed In The East” (canlı) (1979)
“British Steel” (1980)
“Point Of Entry” (1981)
“Screaming For Vengeance”(1982)
“Defenders Of The Faith” (1984)
“Turbo Lover” (1986)
“Priest … Live!” (canlı) (1987)
“Ram It Down” (1988)
“Painkiller” (1990)
“Metal Works 73-93″ (derleme) (1993)
“Jugulator” (1997)
“98 Live Meltdown” (canlı) (1998)
“Demolition” (2001)
“Live In London” (canlı) (2003)
“Angel Of Retribution” (2005)
“Nostradamus” (2008)

DVD
“British Steel” (2001)
“Live In London” (2003)
“Electric Eye” (2003)
“Rising In The East” (2005)
“Live Vengeance ‘82″ (2006)

Grubun resmi web sitesi: http://www.judaspriest.com

http://tr.wikipedia.org/wiki/Judas_Priest adresinden alıntıdır.

Alice Cooper – ABD

4 Şubat 1948 doğumlu rock solisti ve müzisyen. Genellikle “metalin babası”, “metal tanrısı” sıfatlarıyla anılan Alice Cooper, aslında Vincent Damon Furnier`ın kurduğu bir grubun adıdır. Furnier daha sonra ismini Alice Cooper olarak değiştirmiştir. “Satanizmi arayacağınız yer Rock`n Roll değildir.” sözüyle gündeme oturmuştur.

Yıl 1948; Ortaçağda yaşamış olan büyücü Alice`in ölümü üzerinden 200 yıl geçmişti ve o gün, 4 Şubat 1948 günü bir rahibin oğlu oldu. Vincent Dumon Furnier. Ne tesadüftür ki biz onu da Alice olarak benimseyecektik yıllar sonra. Tıpkı karanlık diyarların adamı Alice gibi. 70`li yıllardan bu zamana yaşları ve icraatları dolayısıyla baba dediğimiz 2 deli müzik adamı vardır. Biri kuşkusuz Ozzy Osbourne iken diğeri de elbet Alice Cooper olacaktır.

16 yaşında bu yana müzikle uğraşmıştır Alice Cooper. Amerikan filmlerinden aşina olduğumuz ergen dönemi liseli gençlerden oluşan bir grubu vardı o zamanlarda. Genç Vincent da onlardan biriydi.3 grup deneyimi yaşamıştı. Nazz, Earwings ve The Spiders. Bunlar arasında başarı da The Spiders ile kendini göstermiştir. 1969`lara gelindiğinde ise adını değiştirme vakti gelmiştir ve artık Alice Cooper karşınızdadır. Michael Bruce , Neil Smith, Glen Buxton ve Dennis Dunaway ile birlikte Alice Cooper ismi arkasında saklanan bir grup vardır. Bu yıl içinde ilk albüm piyasaya sunulur hemen. “Pretties For You”. Üzerinden bir yıl geçer ve “Easy Action” albümü hazırdadır bile. Ama anlaşılan o ki; hızlı başlamalarından olsa gerek başarı düzeyi çok da yüksek değildi bu albümlerin. Grup olarak o kadar hızlılardı ki her seneye denk gelen bir albümün varlığı söz konusuydu.

1972`de tek albümle yetinmeyip iki albüm birden peş peşe piyasaya sunulmuştu. “Killer” ve “School`s Out”. Albümler bir yana konserlerdeki şovlarıyla daha da ön plana çıkıyordu Alice Cooper.90`lı yıllarda bir çok imaj kaygısı taşıyan grubun yaptığı şovların çoğunu Alice Cooper daha vahşice ve daha seksepalite katarak 70`li yıllarda yapmıştı bile. Alice Cooper ile sahne şovları özdeşleşmişti adeta.

1973 yılında “Billion Dolar Babies” ve “Muscle of Love” yine ard arda gelen albümlerdendi. 1974 yılında bu kadar çok albümden sonra artık toplama bir albüm yapma zamanı geldi kanaatiyle Great Hits müzik marketlerde yerini alır. Ama tam bu sıralar Alice Cooper grubun kadrosunu değiştirme niyetindedir. Hem kadro hem de plak şirketi değişir. Atlantic Records`tan “Welcome to the Nightmare” piyasaya sunulur. Adından uzun süre bahsettiren bir albüm olmuştur. Başarının farkına varan eski plak şirketi Warner Bros da geri dönüş teklifini sunar Alice Cooper`a ve cevap kabuldür. Kadro da tamamen değişmiştir Vincent dışında. Devlin Seven , Kane Roberts gitarlarda, Kip Winger bas gitarda, Ken Mory davulda ve Paul Horrowitz klavyede yerini almıştır. Görülen o ki yeni kadro çok iyiydi.Çünkü yeni kadroyla çıkan albüm gerçekten de ses getirmişti müzik piyasasına. Albümler yine peşi sıra gelmeye devam ediyordu.

1976`da “Goes to Hell”,1977`de “Lace and Whiskey” ve “The Alice Cooper Show”, 1978`de “From the İnside” isimli albümleri çıkarttılar. İlk kez bir yılı albümsüz geçirdi Alice Cooper. Çünkü 1979 yılında turnelerle uğraşmaktaydılar.Ama 1980 yılında “Flash the Fashion” ,1981de “Special Forces”, 1982`de “Zipper Catches Skin” ve 1983`te ” Dada” albümleri hazırlanıp dinleyiciyle buluşmuştu bile.Albüm çıkartma hızı konusunda Alice Cooper ve kadrosuna yetişmek imkansızdı. Her seneye denk gelen yabana atılamayacak kalitede olan albümler… Neyse ki 1986 yılına kadar albüm çıkmadı. ama bu süreç boş durdukları anlamına gelmez elbet. Bu kez Avrupa Turneleri`yle isimlerinden söz ettiriyorlardı. Mevzu bahis etmemek de mümkün mü? Sahnede piton yılanıyla dans eden, domuz patlatan bir adam. Bunlar daha sonraları daha da ürkütücü bir hal alacaktı. Ne de olsa tımarhanede bile yatmış bir müzisyenden söz ediyoruz.Turneler devam ederken 1986 yılından sonra albüm çıkartma sırası gelmişti yine. Şovlardan ziyade müzikalitesiyle de adından söz ettirmek lazımdı. Bu mantıkla “Constrictor” albümü piyasadaydı. Yine muhteşem bir albüm gelmişti. Albüm parçalarından “He`s Back” Helloween`da, bir diğeri “Hard Rock Summer” 13. Cuma gibi sinema tarihinin en gözde gerilim filmlerinde kullanılmıştı. Yine “Road Rots” da Roadie filmi için kullanıldı. 1987 yılında “Raise Your First and Yell” albümü geldi ve bu tarihten sonra 3 yıl boyunca ses soluk gelmedi Alice Cooper`dan.Belki bir dinlenme süreci, belki bazı amaçların icraata dökülmesi için yapılan hazırlıkların süresi, belki de yeni çılgınlıklar için bekleme süreciydi bu 3 yıl. Asıl olan şu ki fırtına öncesi sessizlikti bu süreç ve delicesine esmekteydi. “Trash” albümü piyasaya bomba gibi düştü. Yine konuşuldu, yine beğenildi, yine tapıldı Alice Cooper`a. Bu gerçek bir başarıydı.

Bu başarının ardından da bir turneye çıkma zamanı gelip çatmıştı bile.Konserlerde de yapabileceği deliliğin en tehlikelisini sunuyordu izleyicilere . İşitsellikten ziyade görsel bir başarı vardı ortada. Seyirciler tarafından sahneye çöpler atılıyor. Çöpler bir dağ gibi yığılıyor.Çöp dağın arkasından geliyor bizim ürkütücü makyajların arkasına sığınmış adamımız. Kuklalar yanıyor ve deli gömleğiyle giyotin eşliğinde kendi idamını canlandırıyor sahnede.Konserden ziyade insanlar orada gerçek bir şova şahit oluyorlardı. Adeta bir tanrı gibi tapıyorlardı Alice Cooper`a. Çünkü karşısındaki kitleyi etkilemeyi bu kadar iyi başarmak herkese özgü bir husus değildir. İşte bu özellik ona mahsustu. Bu sırada albümler de bitmek bilmiyordu tabi. 1991`de “Hey Stoopid”, 1994`te “The Last Temptation”, 1995`te “Classicks”, 1997`de “A Fitsful Of Alice”, “A Nice Nightmare”, 1998`de “Freedom for Frankenstein” , 1999`da “The Life and The Crimes of Alice Cooper”, 2000`de “Brutal Planet” ve son olarak kapağında kendi gözleri olan “The Eyes Of Alice Cooper” sayısız albümleri arasında yerlerini aldı. Farkedildiği üzere az buçuk megolomania da söz konusu Alice Cooper`da . Çünkü neredeyse her albümünü kendi ismiyle birleştirme kaygısında. Bu sırada belirtmek gerek müzik hayatının yanı sıra iki de filmde rol aldı Alice Cooper. “Wayney`s World” ve “Freddi`s Dead”.Böylece kendi seyircilerinden başka kameraların da karşısına geçmişti. Alice Cooper`ın upuzun yaşam merdiveninin her basamağına sığdırdığı albümleri ve Horror Show`ları böyle. Derseniz ki “şovları müziğinden daha ön plandaydı ve daha başarılıydı” cevap “doğrudur” olur. Ama diğer taraf müziğin başarısından söz ederse katılmamak imkansız derim. Çünkü bu şahsiyet her ikisini de ustaca kullanabilen yegane insanlardan biri.Bu başarının ardında saklanan ve payı çok çok fazla olan diğer grup elemanlarının da hakkını vermek lazım elbette. Son zamanlarda uyuşturucuyla başı dertte olan Alice Cooper`ın her sene haberi gelen öldü geyikleri umarım bir gün gerçekleşmez.Ama uyuşturucudan öleceğine şüphe yok. Ne de olsa çoğu insanın bir kadına yazıldığını sandığı meşhur “Poison” parçası bile uyuşturucuya yazılmamış mıydı?( You`re poison running through my veins…) İşte Vincent Dumon Furnier`in Alice Cooper olması ve büyücü Alice ile özdeşleşme hikayesi.Ortaçağ büyücüleri gibi ruhani şeyler yapmasa da bize sunduğu şeylerle, müziğiyle insanları büyüleyerek yaşadığı dönem için bir büyücü olarak kalacak adeta.Çünkü aykırılık onun özünde var.

DiSKOGRAFİ
1969 Pretties For You
1970 Easy Action
1971 Love It To Death
1972 Killer
1972 School`s Out
1973 Billion Dollar Babies
1973 Muscle Of Love
1975 Welcome To My Nightmare
1976 Alice Cooper Goes To Hell
1977 Lace And Whiskey
1977 Alice Cooper Show Live [Live]
1978 From The Inside
1980 Flush The Fashion
1981 Special Forces
1982 Zipper Catches Skin
1983 Da Da
1986 Constrictor
1987 Raise Your First And Yell
1989 Trash
1991 Hey Stoopid
1994 The Last Temptation
1997 A Fistful Of Alice [Live]
2000 Brutal Planet
2001 Dragontown
2003 The Eyes Of Alice Cooper
2005 Dirty Diamonds
2006 Live At Montreux 2005 [DVD]

Resmi web sitesi: www.alicecooper.com

http://www.rockdays.net/arsiv/grup-sanatci-biyografi/alice_cooper.asp adresinden alıntıdır.

Opeth – İsveç

Opeth, 1990 yılında İsveç’de kurulmuş bir progresif death metal grubudur. Grup, bilindik death metal sözlerinin yanında şiirsel bir anlatıma da yer verir. Hatta bazı yarışmalardan ödülleri bulunmaktadır.

Grup ismi Wilbur Smith’in Sunbird (Güneşin Kuşu) adlı bir kitaptan çıkmıştır. Bu romanda Opet adında bir ay şehri bulunur. Grup üyeleri bunu Opeth’e çevirirler. Öte yandan İsveççe Opeh diye okunur.

Opeth, 1990 yılında Stokholm’de David Isberg tarafından kuruldu. Isberg’in Mikael Åkerfeldt’i gruba çağırmasıyla beraber, başta bas gitar çalması düşünülen Åkerfeldt, gitarist olarak katıldı. Grup, üye sayısı açısından eksik olduğundan sürekli yeni katılımlar alıyordu fakat çoğu kalıcı olmadı. David Isberg, 1992′de “yaratıcılık anlamında farklılıkları” öne sürerek gruptan ayrılınca, vokallere Mikael Åkerfeldt geçti. Peter Lindgren gitar, Anders Nordin davul görevlerini üstlendi. Johan DeFarfalla geçici olarak bass gitar çalmak için gruba katıldı, fakat kısa süre sonra daimi üye oldu.

Candlelight Records tarafından kontrat önerilen Opeth, teklifi kabul ederek ilk albüm çalışmalarına başladı. 1995 yılında grubun ilk albümü Orchid piyasaya sürüldü. Albümün prodüksiyonu İsveçli ünlü müzisyen Dan Swanö’ya aitti. Grubun Death Metal temelli müziği, jazz ve folk etkileri içeriyor, sürekli ilerici bir yapıda ilerleyen riffler albümü sıradan bir albüm olmaktan öteye taşıyordu.

Grup, ilk albümden hemen sonra 1996 Nisan ve Mayıs aylarında ikinci albümü üzerine çalışmalara başladı. Prodüksiyonu yine Dan Swanö üstlenmişti. 1996 içinde çıkan ikinci albüm Morningrise, beş şarkı içeriyordu ve şarkı süreleri on dakikanın üzerindeydi. Grup, Orchid’de kullandığı Death Metal, Progressive Metal, jazz ve Folk etkilerini şarkılara daha iyi oturtmuştu. Birçok hayrana göre, grubun en iyi eseri olan Morningrise, riff zenginliği açısından metal müzik tarihinde önemli bir albümdür. Ayrıca, Opeth’in en uzun parçası olan Black Rose Immortal bu albümde yer alır. Söz konusu şarkı 20 dakikayı aşkın(20.11) uzunluktadır.

Opeth, Morningrise yayınlandıktan sonra uzun bir turneye çıkmıştır. Turne sonrası Johan DeFarfalla gruptan atılır, Anders Nordin ise Brezilya’ya taşınarak, grupla bağlarını koparır.

1997′de üçüncü albüm My Arms, Your Hearse yayımlanır. Gruba baterist Martin Lopez (Amon Amarth’tan ayrılmıştır.) katılır. Bass gitarist olarak, Lopez’in arkadaşı Martin Mendez katılır. Fakat My Arms, Your Hearse kayıtlarında bass gitarları, Martin Mendez’in eski çalışmaları hemen öğrenememesi nedeniyle, Mikael Åkerfeldt çalmıştır. My Arms, Your Hearse’de grubun şarkı sözleri değişmiştir. Şarkıların uzunlukları daha kısadır ve albüm, daha sert ve karanlık atmosferi ve değişik elementlerin daha seyrek kullanımı nedeniyle Opeth’in en brutal albümü kabul edilir. My Arms, Your Hearse, öldükten sonra dünyaya sevgilisini görmek için ruh olarak dönen bir adamın yaşadıklarını anlatmaktadır.

Opeth’in dördüncü albümü Still Life, 1999 yılında yayımlanır. Still Life, My Arms, Your Hearse gibi bir albümdür. Morningrise’taki müzikal yapının daha dengeli bir biçimde şarkılara yedirilmesi ve Åkerfeldt’in temiz vokallerde kendini iyice geliştirmesi, albümü önemli Opeth albümleri arasına sokmuştur. Albüm, köyünden dini görüşler nedeniyle sürülen bir adamın, sevdiği kız Melinda’yı almak için geri dönmesi fakat sonunda iki karakterinde hayatlarının son bulmasını anlatır. Hikayesinin Anti-Hristiyan görüşler içerdiği iddiaları, Mikael Åkerfeldt tarafından kısmen doğrulanmıştır. Albümde yer alan Face Of Melinda adlı şarkı, daha sonra Åkerfeldt’in 2003′te doğan kızına isim kaynağı olmuştur. Fakat şarkının, Melinda Åkerfeldt için yazıldığı görüşü tamamen yanlıştır.

Grup, 2001 yılında, Music For Nations altında Blackwater Park adlı beşinci albümünü yayımlamıştır. Opeth’in kariyerinde dönüm noktası olarak anılan albüm, grubun müziğine tamamen progresif öğeleri yedirmeye başladığı ilk albümdür. Prodüktörlüğünü Porcupine Tree’den Steven Wilson’ın yaptığı albüm, büyük başarı yakalamıştır. Blackwater Park’ı, 2002′de Deliverance, 2003′te ise Damnation izlemiştir. Deliverance, Blackwater Park ve Still Life albümlerini etkileri yansıtırken, Damnation, Åkerfeldt’in çok sevdiği ‘70ler Progressive Rock gruplarına bir nevi saygı albümü olarak görülmektedir. Katatonia’dan Jonas Renkse’nin fikri üzerine kardeş albümler olarak kısa süre aralarla yayınlanan Deliverance ve Damnation’da grubun başarısını devam ettirdiği albümlerdir. Özellikle Damnation, içerdiği dinlendirici ve yoğun Blues ve Progressive Rock etkili şarkılarıyla Opeth’in sert yüzünü dinleyemeyen dinleyiciler tarafından da beğeniyle karşılanmıştır.

Opeth, 2005 yılında, Music For Nations’un kapanmasıyla Roadrunner Records’a geçmiştir. Damnation turnesinde gruba klavyelerde yardımcı olan Per Wiberg, gruba dahil olmuştur. Ağustos 2005′te çıkan Ghost Reveries grubun Extreme Progressive Metal türünde başarısını devam ettirdiğini göstermiştir. Grubun şarkı sözleri açısından ilk defa okultizm işlediği albümdür.

30 Ekim 2006′da Ghost Reveries’in özel baskısı piyasaya sürülecektir. Şu an gelen bilgilere göre, yeni basım Deep Purple grubunun Soldier Of Fortune şarkısının Opeth yorumunu içerecektir.

Opeth,Türkiye’yi 2003 yılında İstanbul/Rock The Nations festivalinde Kreator ve Dio’nun alt grubu olarak ziyaret etti. 2006 yılında ise 29 Mart’ta İstanbul Yeni Melek Konser Salonu’nda, 30 Mart’ta ise Ankara Saklıkent’te olmak üzere iki konserlik mini bir turne yaparak hayranlarıyla buluşmuştur.

2005 sonları ve 2006 yılı içerisinde yapılan turnelerde, ender rastlanan bir kan hastalığı bulunan baterist Martin Lopez yerine gruba Amerika turnesinde Gene Hoglan, Avrupa ve diğer turnelerde ise Martin Axenrot eşlik etmektedir. Lopez, 12 Mayıs 2006 itibariyle kan hastalığı nedeniyle gruptan ayrılmıştır. Yerine turnelerde gruba eşlik eden Martin Axenrot geçmiştir.

17 Mayıs 2007 tarihinde, uzun süredir grupla beraber olan gitarist Peter Lindgren gruptan ayrılmış, yerine eski Arch Enemy gitaristi Fredrik Åkesson geçmiştir.

Opeth, 6 senenin ardından tekrar ülkemizi ziyaret etmiştir.Grup nisan ayında Ankara, İzmir, Antalya ve İstanbul da verdiği konserlerle dinleyeninin tekrardan beyenisini kazanmıştır.

Grubun resmi web sitesi: www.opeth.com

http://tr.wikipedia.org/wiki/Opeth adresinden alıntıdır.

Blood Tribe – In Fair Verona video klip yayınlandı, burada izleyin.

Amerikan extreme metal grubu Blood Tribe, Aralık ayında yeni albümlerini çıkartıyor. Albümün ismi “Re-Pulse” ve Dark Harvest firmasından yayınlanacak. Albümde yer alan “In Fair Verona” parçasına çekilen klibi burada izleyebilirsiniz.

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes