Antalya Rock

Antalya Rock Sitesine Üye Ol!
Rock Antalya Oluşumu Hakkında
Rock ve Metal Müzik Haberi Eklemek İçin!
Facebook Sayfasına Üye Ol

Napalm Death Leeds konserinden görüntüler…

Napalm Death grubunun 27 Kasım’da Leeds, İngiltere konserinden “Suffer The Children” performans videosu haberin devamında izlenebilir.

Yazının devamını okuyun »

Anvil, Hellfire II Festival Performans videosu…

Anvil grubunun 7 Kasım’da Birmingham, İngiltere’de düzenlenen Hellfire II festivalinden performans videosunu haberin devamında izleyebilirsiniz.

Yazının devamını okuyun »

The Beatles – İngiltere

The Beatles, İngiltere’nin Liverpool kentinde kurulmuş müzik grubudur. Gelmiş geçmiş en büyük müzik grubu olarak bir kült haline gelmiştir. The Beatles hem sanatsal hem de ticari başarılarıyla tarihte büyük bir üne kavuşmuştur. Modadan müziğe kadar geniş yelpazede bügünkü gelişime payları büyüktür. Grup, birçok satış rekoru kırmıştır (yaklaşık bir milyar plak) ve elliden fazla şarkısıyla liste başarısı göstermiştir. ABD’de büyük başarıya ulaşmış ilk İngiliz grup olmuştur.

The Quarrymen

John Lennon 1950′lerde Elvis Presley gibi sanatçılar sayesinde rock ‘n roll’la ilgilenmeye başlamıştı. Sanatçı arkadaşı Pete Shotton ile birlikte 1956′da The Quarrymen adlı bir grup kurar. Daha sonra gruba Bill Smith katılır. Gruptaki elemanlar enstrümanlarında yetersiz oldukları için hep değişmekteydi. 6 Temmuz 1957′da bir partide John Lennon, Paul McCartney ile tanışır. Kısa süre sonra Lennon’dan gruba katılması için teklif alır ve bunu kabul eder. Grupta eleman değişiklikleri devam ederken 1958 gruba genç gitarist George Harrison katılır. Grup 1958′de bir demo kaydeder. Demoda That’ll Be the Day adlı bir cover parça, bir tane de McCartney / Harrison bestesi In Spite of All the Danger vardır.

The Beatles’ın temelleri, Almanya günleri

Grup 1959 Eylül’ünde dağılır.Harrison başka bir gruba gider, McCartney ve Lennon beraber çalmaya devam ederler. 1960′da tekrardan biraraya gelen üçlü yanlarına Lennon’ın çocukluk arkadaşı Stuart Sutcliffe’i alırlar. Grup daha sonra The Sickless adıyla çalmaya devam etmek isterken Dağıl McCartney’nin önerisiyle ritim anlamına gelen “beat” sözcüğüne gönderme olsun diye grup The Beatles adını alır. Grup daha sonra davula Pete Best’i alır ve bir süre Almanya’da çalarlar. Önce Harrison yaşı hakkında yalan söylediği için sınır dışı edilir. Daha sonra bir yangın dolayısıyle Best ve McCartney sınır dışı edilir. Grup şarkıcı Tony Sheridan tarafından teklif alır ve onunla çalmaya başlar. Tony Sheridan and the Beat Brothers olarak Almanya’da listelere girerler ve tekrar Almanya’da çalmaya başlarlar. Hamburg’ta verilen son Almanya konseri sonrası Sutcliffe, Almanya’da kalmaya karar verir ve dörtlü İngiltere’ye döner. Böylece bas gitara Paul McCartney geçer.

İlk kayıtlar ve davulcu problemi

Grup İngiltere’ye dönünce Almanya’da tanıştıkları Brian Epstein’la menejeri olarak anlaşırlar. 1962′de eski üyeleri ve arkadaşları Stuart Sutcliffe’in beyin kanamasından ölüm haberini alırlar. Grup ve Epstein bir çok firmaya giderler ama müziklerinin modası geçmiş olduğu iddiasıyla kimse tarafından kabul edilmezler. En sonunda EMI yetkilisi George Martin onlarla bir senelik anlaşma imzalar. Gerçekten Martin onların müziklerinden çok kişiliklerini beğenmiştir. Pete Best ise hem Epstein hem Martin tarafından beğenilmemişti. Davulcunun klasik Beatles saç şeklini kabul etmemesi ve hastalık yüzünden bazı konserlere katılaması sorun olmuştu. En sonunda Beatles üyeleri onun ayrılmasına karar vermişlerdi. Daha sonra Beatles üyelerinin daha yakından tanıdığı Ringo Starr bateriye alındı.

İngiltere’de Beatlemania

Beatles ilk single’ı “Love Me Do”‘yu 1962′de çıkardı ve listelerde 17. sıraya yükseldi. İkinci single Please, Please Me ise 2.liğe kadar çıktı. İlk albüm Please Please Me Mart 1963′te çıktı. Böylece Beatlemania adı verilen Beatles çılgınlığı İngiltere’de başladı. From Me To You single’ı ise Beatles’ın ilk bir numara hiti olmuştu.

2 Şubat 1963′te grup ilk turnesine çıktı. Dört haftalık şovda, turneye çıktığı isimler arasında en küçüğü The Beatles olsa da turne sonunda herkesten rol çalmışlardı. Üç hafta süren ikinci turnede grup iki Amerikan şarkıcıyla sahneyi paylaşmış ve ilk kez Amerikalı şarkıcılardan daha ilgi çeken ilk İngiliz grubu olmuştu. 1963 sonuna dek iki turne yapan Beatles’ın ünlü logosu da bu dönemde yaratılmıştı.

Amerika günleri

1963 sonlarında Beatles’ın önceki single’ları ve yeni şarkıları She Loves You, Amerika’da yayınlandı. Ancak bu şarkılar bir heyecan yaratmadı. Ancak Epstein’ın isteği ile I Want to Hold Your Hand şarkısı yayınlandı ve klibi tüm Amerika’da gösterilmeye başlandı. Radyolar bu şarkıyı çalmaya başladılar ve on gün içinde bir milyon kopya satmayı başardı. Beatles, Amerika’da televizyon programlarına da çıkmaya başladı.

Grup Amerika’ya ilk geldiklerinde havaalanında 3000′e yakın dinleyici bekliyordu. Amerka’daki ilk canlı programa George Harrison hastalığı yüzünden çıkamamıştı. Beatles’ın ilk canlı programını Amerika’da yaklaşık 74 milyon kişi izledi. Beatles’ın ilk albümleri birkaç değişiklikle Introducing… The Beatles ve Meet The Beatles! olarak yayınlandı. 1964′te A Hard Day’s Night adlı ilk Beatles filmi yayınlandı. Beatles üyelerinin oynadığı bu komedi filmi iki Oscar adaylığı kazandı ve film şarkıları aynı isimli albümde yayınlandı. Grup 1964′te ikinci Amerika turnesine çıktı. Her konsere 10-20 bin kişi katıldı ve Beatles bilet satışlarında bir milyon dolar kazandı.

1965′te de ikinci film Help! yayınlandı. Bu filmin de şarkıları aynı isimli albümde yayınlandı. Bu film çekimleri sırasında da Beatles uyuşturucu kullanımına devam etmişti.

Problemler

Grup 1966′de Revolver albümünü yaptı ve büyük bir müzikal değişimi gösterdi. Artık rock sound’u daha öne çıkıyordu. Özellikle Tomorrow Never Knows ve Yellow Submarine gibi şarkılarda bulunan ses efektleriyle The Beatles Psychedelic müzik yapmaya başlamıştı. Albüm sonrası dünya turnesine başladılar. Grubun 1966 Asya turnesi çok sorunlu başladı. Japonya konserlerinin Nippon Budokan’da verilecek olması sağ görüşlü Japonlar tarafından orasının bir dövüş sanatları merkezi olması nedeniyle protesto edildi. Bu yüzden konserler yoğun bir polis koruması altında gerçekleştirildi.

Haziran 1966′da Filipinler’e giden grup, devlet başkanının eşi tarafından kahvaltıya çağırıldı. Ancak Epstein, grubun böyle resmi davetleri kabul etmediğini söyledi. Bu karar televizyon kanallarında yayınlanınca ülkede büyük bir öfke uyandırdı. Beatles ülkeden ayrılırken, koruma için polis verilmedi ve Beatles ekibi saldırıya uğradı.

Daha sonra Amerika’da yapılan bir röportajda John Lennon, o ünlü sözü söyledi; “The Beatles şu anda İsa’dan daha popüler”. Şaka amaçlı söylenen bu söz İngiltere’de Lennon’ın esprili açıklamalarına alışkın olduklarından problem olmadı ancak Amerika’da büyük sorun oldu ve Beatles plakları yakılmaya başladı. John Lennon daha sonra özür dilediğini söylediyse de öfke dinmedi. 2008′de Vatikan, John Lennon’ı sözlerinden dolayı bağışladığını açıkladı.

11 Ağustos 1966′da Amerika’daki son turneye çıktılar. 29′da sona eren turne sonrası John Lennon, “How I Won the War” filminde rol aldı ve Yoko Ono ile tanıştı, Paul McCartney “The Family Way” filminin müziklerini yaptı, George Harrison Hindistan’a gidip sitar dersleri almaya başladı.

Psychedelic dönem

Bu zamandan sonra grup stüdyo albümlerini kaydetmeye odaklandı. Revolver’dan 7 ay sonra Abbey Road stüdyolarında 129 gün sürecek albüm kayıtlarına başladılar. 1967′de ise Beatles’ın en iyi işi olarak görülen Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band albümü yayınlandı. Albümde Revolver’da kullandıkları ses tekniklerini yeni buldukları yöntemlerle zenginleştiriyorlardı. Albümün sözlerindeki uyuşturucu etkileşimli sözler de dikkat çekmekteydi.

24 Ağustos 1967′de Beatles Maharishi Mahesh Yogi ile tanıştı. Bir kaç gün sonra Galler’de ilk toplantılarına başladılar. 27 Ağustos 1967′de grubun menejeri Brian Epstein 32 yaşında uyuşturucudan öldü. Grubun lideri konumundaki John Lennon, Epstein ile en yakın ilişkisi olan kişiydi ve onun ölümüyle birlikte grup liderliği ve yönetimindeki çabasını yitirdi. Lennon’ın bu isteksizliğine karşı McCartney ise grubu devam ettirme için çabalamaya başladı.

26 Aralık 1967′de grup üyelerinin oynadığı film Magical Mystery Tour yayınlandı. Renk karmaşası içindeki film iyi eleştiriler toplamadı. Grup filmdeki şarkıları aynı isimli albümde yayınladı.

1968′de grup üyeleri Hindistan, Rishikesh’e gitti ve Maharishi ile uzun süre meditasyon hakkında çalışmalar yaptı. Bu dönemde Lennon, McCartney ve Harrison sonraki iki albümde bulunacak bestelerini yapmaya başladılar. Döndüklerinde Lennon ve McCartney Apple prodüksiyon şirketini kurduklarını açıkladılar. Ancak grup, Epstein’ın ölümü ve grubun işletme konusundaki tecrübesizliği nedeniyle iş konusunda sorunlar yaşadılar ve bu grubun müzikal birlikteliğini de olumsuz yönde etkiledi. Aynı sene Yellow Submarine çizgi filmi de yayınlandı. Bu film de bundan önceki filmleri gibi iyi eleştiriler toplamadı.

The Beatles albümü

Amerika’ya döndüklerinde The Beatles adındaki The White Albüm olarak da bilinen albüm için çalışmalara başladılar. Ancak bu çalışmalar yanında bir çok kavga getiriyordu. Ringo Starr 4 şarkının kayıtlarına girmedi ve Paul Mc Cartney onun yerini doldurdu. John Lennon’un eşi Yoko Ono’nun da stüdyonun her aşamasında grupla olması sorun oluyordu. 1966′da tanışan ikili 1968′de çıkarttıkları Unfinished Music #1: Two Virgins albümünden sonra birbirlerinden hiç kopmamaya başlamıştı. Daha önce grup kayıtlarına kız arkadaş ve eşlerin getirilmemesi kararını alan grup üyelerinden John Lennon, Yoko Ono’yu kayıtlara getirerek bunu bozdu. Yoko Ono gruba tavsiyeler vermesi, Ono ve Lennon dışındaki grup elemanları arasında tansiyonu yükseltiyordu. Bir diğer problemi de artık müzikal anlamda kendini geliştiren George Harrison’ın bestelerine yeteri kadar yer vermemeleriydi.

İki disklik bu albüm de ötekileri kadar büyük bir ilgiyle karşılandı. Bu albümün diğerlerinden farkı, grubun her üyesinin kendine has tarzlarını kendi şarkılarında yansıtmaları oldu. Rolling Stone albümü “Bir çatı altında 4 solo albüm” olarak tanımladı. Albüm sonrası grup hiç birlikte röportaj vermeyip, televizyona çıkmamaya başladı.

Ayrılık

Grup üyeleri ile Paul McCartney arasında yeni menejer sorunu yaşandı. McCartney o zamanki eşinin babası Lee Eastman’i isterken, diğer grup elemanları Allen Klein’ı istiyordu. Klein en sonunda menejer olarak seçildi ancak 1971′de gruptan para çaldığı farkedildi. Grup en son konserini 1969′da izinsiz olarak bir çatıda verdi. Polis tarafından indirildikleri görüntüler Let It Be filmlerine de kondu. Grup 1969′da yine stüdyoda problemler yaşadıkları Abbey Road albümünü kaydetti. Aynı anda da Let It Be albümü kayıtları devam ediyordu. 20 Eylül 1969′da Lennon grup elemanlarına ayrıldığını söyledi ancak basına bir açıklama yapılmadı. 3 Ocak 1970′de George Harrison bestesi I Me Mine kaydedilmiş son Beatles şarkısı oldu ancak John Lennon bu kayıtlarda yoktu. Aynı yıl ilk adı Get Back olarak karar verilen ancak mix’i beğenilmemiş albüm en sonunda Let It Be olarak yayınlandı. Ancak bu grubun dağılmasını engelleyemedi. 10 Nisan 1970′de McCartney basın toplantısı ile grubun dağıldığını açıkladı.

Beatles sonrası

1970′de bütün Beatles üyelerinin solo albümleri yayınlanmıştı. 1973 tarihli Ringo adlı Ringo Starr albümünün bir parçasında üç Beatles üyesi, Starr, Harrison ve Lennon bir araya gelmişti. Albümde başka şarkılarda McCartney de yer almaktaydı. Bu albüm sonrası Beatles’ın yeniden bir araya geleceği dedikoduları başlamıştı.

1974′te Lennon ve McCartney stüdyoda kendileri için kayıt yaptılar ancak bir daha hiç buluşmadılar, bu kayıtlar da resmi olarak hiç bir zaman yayınlanmadı.

1980′de John Lennon bir otelin önünde vuruldu. Yaşayan diğer 3 Beatles elemanı All Those Years Ago adlı George Harrison şarkısında tekrar bir araya geldiler. Şarkı Lennon’ın anısına yazılmıştı.

1988′de grup Rock N Roll Ünlüler Salonu’na girmeye hak kazandı. Starr, Harrison ve Yoko Ono orada bulunmasına karşın Paul McCartney yaşanan problemler yüzünden oraya gitmeyi reddetti.

1995-1996 sırasında Beatles’ın gizli kalmış kayıtları Anthology 1,2,3 olarak yayınlandı. Ayrıca iki Lennon bestesi Free As A Bird ve Reel Love, Beatles’ın üç elemanı tarafından kaydedildi.

2001′de George Harrison gırtlak kanseri yüzünden hayatını kaybetti

2006′da George Martin ve oğlu Giles Martin, Cirque de Soleil’in “Love” gösterisi için orijinal Beatles kayıtlarını yeniden düzenledi. 2007′de McCartney, Starr, Lennon’ın eşi Yoko Ono ve Harrison’un eşi Olivia Harrison televizyonda bir araya geldiler.

The Beatles: Rock Band adlı bir video oyunun 9 Ekim 2009′da çıkması planlanmaktadır.

Üyeler

John Lennon (Gitar, Vokal): 1960 – 1970
Paul McCartney (Bas Gitar, Vokal): 1960 – 1970
George Harrison (Gitar, Vokal): 1960 – 1970
Ringo Starr (Bateri, Vokal): 1962 – 1970

Stuart Sutcliffe (Bas Gitar): 1960 – 1961
Pete Best (Bateri): 1960 – 1962

Grubun resmi web sitesi: www.beatles.com

http://tr.wikipedia.org/wiki/Beatles adresinden alıntıdır.

Black Sabbath – İngiltere

Black Sabbath`in elemanları bir işçi sehri olan Aston (Birmingham, İngiltere) da birbirlerinden bir mil uzaklıkta yetiştiler ama çocukluk arkadaslıkları pek de dostça değildi.Genç John Michael (Ozzy Osbourne) (3 Aralık 1948) mahallenin kabadayısı Frank Anthony (Tony Iommi) (19 Şubat 1948) tarafından eziyet görüyordu. Öte yandan Terrance Geezer Butler (17 Temmuz 1949) ise gizem ve fanteziye kurulu bir dünyada yaşayan fazlasıyla asi bir serseriydi. Üclüde müziğe birbirlerinden habersiz başladılar ve farklı gruplarda çaldılar, ama çaldıkları gruplar çabucak sönüyordu. Sonunda kendilerini davulcu William Bill Ward ( 5 Mayıs 1948 ) la birlikte aynı grupta buldular. 1967 de `Polka Turk`u oluşturdular. (Vokalde Osborne ,Iommi gitarda, bassta Butler, davulda Wards , ritmik gitarda Jimmy Philips ve saksofonda Acker.) Philips ve Acker sonradan atıldılar. Ve dörtlü kendisini Earth |Blues Company| olarak adlandırdı. Bu adı daha sonra kısaltarak `Earth` yaptılar. Blues ve rock müziği yapan grup bir çok yerel klüpte çalmaya basladılar ve hatta kendilerine küçük bir izleyici kesimi edindiler. 1969 `da Iommi Jethro Tull ile birlikte çalmak için gruptan ayrılmasına rağmen birkaç ay sonra yeni bir fikirle eski grubuna geri döndü. İnsanların korkmak için korku filmlerine para verdiren fenomenden etkilenen Iommi korkunç müzik yapmaya karar verdi. Tarihin değişimi başlıyordu. Butler’in gizeme olan ilgisi ile gazlanan grup esrarlı ve düşündürücü sözleri olan şarkılar müziği insana korku veren şarkılar bestelemeye başladılar. Wicked World ve efsanevi şarkılarından biri olan Black Sabbath’ı da içeren Black Sabbath albümünü 1930′ların Boris Karloff filmlerinden esinlenerek yine aynı isimle Black Sabbath olarak çıkarttılar. Sanırım kaderin tuhaf bir oyunu grubun gelişmekte olan kariyerini nerdeyse durduracak bir olay tam tersine çevirdi, grubu kendilerine özgün bir yere kavuşturdu. 1970 de daha kendi isimlerini taşıyan albümlerini çıkarmadan kısa bir süre önce Iommi bir iş kazası sonucu sağ elinin parmak uçlarını yitirdi. Solak gitarist hassas parmaklarıyla gitarin perdesine basmayı çok acı verici bulduğundan geçiçi olarak plastik parmaklık takmaya basladı , ayrıca daha alcak bir ses tonu vermek ve daha kolay çalmak için gitarin akordunu değiştirdi. Sonuç şarkılarının sözlerini yakalayan kasvetli, blues esintili temalarla birleşen derin, çamurlu ve boğuk bir sesti. Çoğunluğu Butler tarafından bestelenen şarkılar kötülük, şeytan, büyücülük ve savaş temalarına dayanıyordu. Black Sabbath 1970 de piyasaya çıktı ve İngiliz listelerinde 13. sıraya girdi. Arkasından 1971 de bunu gercek bir Heavy Metal albümü olan Paranoid izledi. Bu albümde Osbourne`un feryat eden vokellerinin dehşetli karışımı Iommi’nin akıcı, sürükleyici gitar rifleri Butler’ın gümbürdeyen bası ve Ward’ın coşkulu davulu albümü büyük bir ticari başarıya ulaştırırken War Pigs, Paranoid ve 99′da Grammy de “Best Metal Perfermance” alan Iron Man gibi heavy metal klasiklerini çıkarttılar. Paranoid isimli şarkı aslında Iommy’nin albümün sonunda kalan boşluğu kapatmak için aklındakı bir melodiyi diğer elemanlara söylemesiyle ortaya çıkmıştı.Parçaları gönderdikleri plak şirketi Paranoid’i o kadar beğendiki gruba bile haber vermeden albümün ismini Paranoid olarak değiştirdi. Paranoid İngiltere listelerinde 1 numara olurken, Amerika listelerinde 8 numaraya kadar çıktı. Takribi 1 sene listelerde yer alan albümle grup hem Atlantik’in iki yakasında mükemmel ve ateşli bir hayran kitlesi kazandı hem de platin plak aldı. Grubun şeytani armonik sesleri ve yaşam tarzları başta bahsettiğimiz tutucu organizasyonlar ve de aile grupları tarafından nefretle izlenmeleri sonucunu doğurdu. Bugüne kadar tüm üyelerinin çoğunluğunun sadık katolikler olmasına rağmen şeytanın kilisesi (Church of Satan) Black Sabbath’ın müziğini kucakladı ve grup üyeleri kendi baglı oldukları kilise tarafından şeytana tapmakla suçlandı. Alkol ve uyuşturucuya dayalı çılgın yaşantıları haklarındakı söylentileri iyice arttırdı ve grup dünyadaki milyonlarca anne ve babanın korkulu rüyasi oldu. Daha sonra aynı yıl Sweet Leaf adli haşhaş taraftarı Into The Void ve Children Of The Grave destanlarından oluşan Master of Reality adlı albumu 1971′in Ağustosunda çıkardılar. Master of Reality Amerikan listelerinde ilk ona girdi ve neredeyse bir sene bestseller olarak kalmayı basardı. `Volume 4` 1972′de yayınlandı. Los Angeles’taki Record Plant’ta kaydedilen albümdeki şarkı sözleri haşhaşin faziletlerini sürmekten kokainin yol açtığı deliliği anlatmaya dönüştü. Aslında bu grubun bir bakımada kendini anlatmasıydı. Bu albümde Supernaut ve Under The Sun gibi orijinal ötesi, güçlü sözlü şarkılara extra olarak melodik yönü ağır basan ve grubun müziksel simgelerinden biri haline gelen Laguna Sunrise ve Cornucopia enstrümentalleri yer alıyordu. Heavy Metal’in onaylı klasiklerinden birisi 1973′de yayınlanan Sabbath Bloody Sabbath, Killing Yourself To Live , Looking For Today ve en son Metallica tarafından coverlanan Sabbra Cadabra gibi tamamen aşmış şarkıları ile Sabbath’ın artık bir firma olduğunun kanıtı olup grup tarihinin zirve noktalarından biridir. Ancak şunu da söyleyebiliriz, bu Sabbath’ın son orijinal albümü ve son klasiğidir. 1975′deki Sabotage yarı istekli bir çaba olmasına rağmen grubun düzenleyiciliği , söz yazarlığındaki ustalıklarını ve yapımcılığını bir kez daha tüm dünyaya gösterdi. Synthesizers dünyasına talihsiz bir elektronik seyahatti, Techical Ecstasy( 1976) ve grubunda çöküş dönemiydi. Bir yandan grup üyelerinin kişisel yasantıları kontrolden çıkarken diğer taraftan iç gerginlik 8. albümü yazarken dayanılmaz bir hale gelmisşti. 1977′de Ozzy gruptan ayrıldı ve yerine eski Savoy Brown şarkıcısı Dane Walker getirildi. Never Say Die (1978) şarkısından kısa bir sure önce Ozzy gruba geri döndü ve bir sene sonra grubu temelli terk ederek 80 ve 90′larda basarılı bir şekilde tek başına kariyerini sürdürdü. (Kim ne derse desin harika bir solo kariyeri vardır.) Black Sabbath’ın geleceği pekte pembe gözükmüyordu. Eski Rainbow’un solisti Ronni James Dio’yu alan grup 80′lere Heaven and Hell ile ümit verici başladı. Ama Dio’nun 1982′de ayrılmasıyla vokalist pozisyonu bir döner kapıya benzemeye başladı. (eski Deep Purple Ian Gillan, Glenn Hughes ve Tony Martin) 1986′da Butler ve Ward dahi Black Sabbath terk etmişti. Sadece tek orijinal üye kalan lommi 1990′lara kadar albüm çıkarmaya devam etti. 1997′de Osborne, lommi ve Butler Ozzy nin Ozzfest Summer Fest turunda davulda Faith No More dan Mike Bordin’le tekrar sahnedeydiler. 4 Aralık 1997′de Ward Birmingham’daki NEC Konser Salonunda onlara katıldı. (1985′deki Live Aid de bir defalık şov ve 1992′deki kısa bir araya geliş sayılmazsa) bu 20 yıldan beri ilk kez orijinal Black Sabbath tarafından yapılan gercek bir şovdu. Bu şovda önemli noktalardan biriside Sabbath’in ilk günkü gibi heyecan ve istekle çalmasının yanısıra Iommy’nin gözlerindeki gurur parıltısıydi. Şov sonunda yıkılmamış bir komutan edasıyla Iommy, davulunun önünde eğilen Wards ve Ward’in elini öpen bir Ozzy dikkatlerden kaçmıcaktı. Şovdan seçilen ve canlı parçalardan oluşan album 1998′de piyasaya çıkarıldı (Reunion) ve bunu Dünya çapında hâlâ devam etmekte olan bir tur izledi. Grubun Reunion’da yer alan ve bonus olarak düşünülmüş Psycho Man artık ellili yaşlarını aşmış bu dinazorlarin son hitleri idi. Black Sabbath günümüzde hâlâ yaşanan geri kafalılığa bundan tam 30 yıl öncesinden seslenmiş bir gruptur. Şarki sözleri aşktan sevgiden bahsetmeyebilir, kabul belki çok agresiftirler ama onların çocuklukları, yaşamları, hayatın bu agresifliği içinde geçmiştir. Ozzy 8 kardesiyle aynı odada yaşayan, çocukluğunu aynı pantalonla tamamlamış okula gitmesi gereken yaşta Birmigham’in demir madenlerinde, şehir mezbahasında çalışmıştır. Onların hiç bir zaman konserlerinde civcivleri ezdikleri, inekleri patlattıkları görülmemiştir. Bu konuda kayda geçen tek olay Ozzy’nin bir turne dönüşü sabah öten bir horozu tekmelemesi ve bir konserde sahneye atılan bir yarasayı Ozzy’nin oyuncak zannedip ısırmasından ibarettir.

Grubun resmi web sitesi: http://www.black-sabbath.com/

http://tr.wikipedia.org/wiki/Black_Sabbath adresinden alıntıdır.

Darkphase

1989 yılında kuruldu . Türkiye’nin ilk demolarından biri olan “Mortal Visions” ‘ı kaydetti

· 1991′de Almanya’da çıkan derleme bir albümde gruba yer verildi.
· Haziran 1991 ‘de Hollanda’lı grup “Swazafix”i ülkemize davet ederek, iki konser verdi.
· Aralık 1991′de “End of Lunacy” adlı ikinci demosunu dinleyicilerine sundu.Bu demo sayesinde yerli ve yabancı birçok dergide gruba yer verilmeye başlandı.
· “End of Lunacy”, Amerika, Avrupa ve Uzakdoğu ülkelerinde 300 kadar dergi ve radyo istasyonundan olumlu eleştiriler aldı.
· Dünyanın en tanınmış dergilerinden olan ve o zamanki müzik piyasasının belli kriterlerini ortaya koyan “Metal Hammer” ve “Kerrang” Darkphase’e yer verdi.
· Amerika’dan ” Wild Rags Records ” ve ” Urban Warfare Productions “, Almanya’dan ise ” Ragnarök Distributions ” demonun dağıtımını üstlendi.

· 13 Mart 1993′te “Laneth’li Konserler”de 2000 kişiye konser verdi .

· 1994 yılına kadar konserler veren grup ilk albümü nü kaydetti.
· Kısa sürede üçüncü baskısı tükenen albümleri “Waning Moon, Setting Sun ” 17.000 ‘in üzerinde bir satışa ulaştı. Bu, o yıllarda sadece konserlerle promosyon yapabilen gruplar için büyük bir başarı olarak nitelendirildi.
· Albüm tanıtım konserleri, yerel konserlerin aksine dolup taşan Darkphase, yağmurlu havaya rağmen O.D.T.Ü stadyumunda 3.000 hayranına unutulmaz bir konser verdi . Daha sonra Türkiye’yi turladı…

· 1995 yılında Türkiye’nin en çok satan gençlik ve müzik dergisi “Blue Jean” okurlarınca, yılın en iyi üç grubundan biri olarak değerlendirildi.

Thalassemia Derneği”ne bağışlanan konserler verdi.

· 14 Şubat 1996 tarihinde grup Türk Rock tarihinde bir ilke daha imzasını attı ve “Imperial Cancer Research Fund”ın davetlisi olarak, İngiltere – Londra’da başarılı geçen bir solo konser verdi . Bu konserle grup İngiltere’de çalan ilk Türk grubu ünvanını elde etti. Tereciye tere sattı.

· Grup büyük organizasyonlarda yer almayı sürdürerek İstanbul Ortaköy “Rock House”da Harley Davidson motorlarının Türkiye tanıtımında özel davetli olarak 4.000 kadar izleyiciye konser verdi.
· Grup, elemanlarının sırayla askere gitmesi nedeniyle uzunca bir süre hayranlarından uzak kaldı.

· Grup 14-16 Mart 2003 tarihlerinde, ülkemizden Erkin KORAY, Almanya’dan TANKARD ve MOURNING CARESS gibi grupların sahne aldığı Ankara Saklıkent’te düzenlenen 6. Uluslararası RockStation Festivali’nde onur konuğu oldu .
Hemen ardından topluluk 7 Mayıs 2003 tarihinde ODTÜ bahar şenliklerinde VEGA, MANGA, PENTAGRAM ve NİL KARAİBRAHİMGİL gibi isimlerle aynı sahneyi paylaştı. Yıllar sonra ODTÜ Stadyumunda seyircisiyle tekrar buluşan grup, yeni parçaları ile albüm hazırlığının sinyallerini verdi.

Mayıs 2006 ‘da Ülkemizde konserler veren MSG (Michael Schenker Group) ile birlikte Ankara Saklıkent’te çok başarılı bir konser verdi, MSG elemanlarının ve seyircinin takdirini kazandı…. ve “darphane”deki şarkıların tanıtımını yaptı…

Grubun İnternet Sitesi : http://www.darkphase.net
Grubun MySpace Adresi : http://www.myspace.com/darkphase06

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes